Esra Elönü ablamızın kaleminden muhteşem bir fragman.

Günümüz Türkçesi…

Aralık 18, 2008

Türkçemizde 104000 (104 bin)’ den fazla kelime var.(*) Günlük hayatta kullandığımız kelime sayısını düşünecek olursak(ben şöyle düşündüm)  300 kelimeyi geçmez.  Haydi bunu 100 kat abartarak 3 bin kelime diyelim.

Günümüz Türkçesi denilen şey bu 3 bin(!) kelimeden ibarettir dersem diğer 100 bin kelimeye haksızlık etmiş olmazmıyım. Hele benim gibi üniversite görmüş birisi Türkçe’yi bu kadar sığ bir tarzda istimal ederse çok büyük bir haksızlık etmiş olur.

Çünkü lisanlar cansız varlıklar değildirler.
Onlar da doğar,
Onlar da büyür,
Onlar da öğrenir,
Onlar da güçsüz kalır,
Onlar da darılır,
Onlar da üzülür,
Onlar da ölür,
Onlar da ...

Allah’ım Türçemizi muhafaza etmeyi ve Türkçemizde kemale ermeyi bizlere nasip eyle.

111 milyon 111 bin 111 ile   111 111 111′in çarpımı ne olur hiç düşündünüz mü?

Birileri düşünmüş….

sonuç = 12 katrilyon  345 trilyon   678 milyar  987 milyon  654 bin  321

Bu rakamları sayı gibi değilde harf gibi soldan sağa okumayı denersek işin ilğinç tarafı açığa çıkıyor.

sonuç = bir iki üç dört beş altı yedi sekiz dokuz sekiz yedi altı beş dört üç iki bir.

Vecize

Kasım 19, 2008

“Madem dünya birgün bize “*Haydi, dışarı*” diyecek, feryadımızdan kulağını
kapayacak.
O bizi dışarı kovmadan, biz bu hastalıklar ikazatıyla şimdiden onun aşkından
vazgeçmeliyiz.
O bizi terk etmeden, kalben onu terke çalışmalıyız.”

Trigger örneği…

Kasım 10, 2008

Bir tane trigger yazmaya çalışalım.
Bir tabloyu update ettiğimizde, başka bir tabloya yedeği alsın.
Tabloda iki tane field olsun, id ve value. İd alanı primary key ve auto incremenet.
Arşiv tablosu ise archiveid, id ve value alanlarından oluşsun.
Archiveid burada primary key ve autoincrement.
İd ve value ise diğer tablodan yedeklenen alanlar.
Read the rest of this entry »

Bir tablodaki alanları sırayla okuyup PRINT fonksiyonu ile yazdıran bir cursor yazalım.

Read the rest of this entry »

İktisat…

Kasım 4, 2008

İktisat etmeyen, zillete ve mânen dilenciliğe ve sefalete düşmeye namzettir. Bu zamanda isrâfâta medar olacak para çok pahalıdır. Mukabilinde bazan haysiyet, namus rüşvet alınıyor. Bazan mukaddesât-ı diniye mukabil alınıyor, sonra menhus bir para veriliyor. Demek, mânevî yüz lira zararla maddî yüz paralık bir mal alınır.

Çay İlahisi

Eylül 19, 2008

Çayın rengi güldendir, doldurması sizdendir.
İçin aşıklar için, çay sahibi bizdendir.

Bu meclisin meyi çay, dostlar bekler iyi çay
Bunca şerbet içinde, içecekler beyi çay

Tiryaki olduk çaya, mevlam hayıra saya
Demi gaflet olmasın, olsun tevhîde maya

Güzel seven uşşâkız, tâ ezelden çayyaşız
Tabip arama başka, gayrısına ağyarız

Bizde içecek çaydır, içenler ölmez haydır
Çaydan zevk almayanın, demi ah ile vaydır

Demlik boyun eymezse, yarin eli deymezse
Neyleyim ki şarabı, çay tadını vermezse

Kalkar kalbin kasveti, gel ondan al hikmeti
Ol tatlı şeker dahi, çaydan buldu vahdeti

Çaydan mana zikirdir, içer iken fikirdir
Çayı abdestli içmek, mürşidin telkinidir.

[mp3]userfiles/cayilahisi.mp3[/mp3]

buradan indirebilirsiniz
Ender Doğan

Ney ve Senfoni

Eylül 7, 2008

KUDAY ŞAHİNALP ten MOZART 40. SENFONİ ney taksimi…
[mp3]wp-content/uploads/ney.mp3[/mp3]